bilgi-dŁnyam
  İNKALAR
 

       İNKALAR

       


Tikal'in, Kuzey Guatemala'daki yağmur ormanından yükselen Büyük Jaguar Tapınağı'nın kalıntıları, hâlâ kentin eski hükümdarlarının görkemini yansıtıyor. Erken dönem Maya kent devletlerinin en büyüklerinden biri olan Tikal, Orta Meksika'dan gelip 16 Ocak 378'de bu topraklara ayak basan istilacı ordunun ilk hedefiydi. İzleyen beş yüzyıl boyunca Tikal, Maya dünyası genelinde müttefikleri ve düşmanlarıyla bir süpergüç haline geldi. 

Maya uygarlığının görkemli yükselişi ve çöküşünün perde arkası, uzun yıllardır akademisyenlerin kafasını kurcalıyor. Ulaşılan son nokta, Maya uygarlığının ihtişamını "Doğan Ateş" adlı bir savaş beyine borçlu olduğu yönünde. Ama yıkımına belli bir kişi veya tek bir sorun yol açmadı. Kısacası, her şey ters gitti.

 Maya uygarlığının kaçınılmaz sona mahkûm ihtişamı, güney Meksika ve Orta Amerika yağmur ormanlarının şekillendirdiği bir sahnede yeşerdi. Klasik Maya uygarlığı, bu topraklarda altın çağını yaşadı. Bu makalede önce, klasik–öncesi kökleri 3000 yıl öncesine uzanan bir kültürün gelişim evrelerini belirlemek amacıyla yeni bir kanıtı ele alıyoruz. Bu kanıt, muhteşem bir saltanatın hüküm sürdüğü ve Palenque Kralı Pakal'a ait ölüm maskesi gibi şaheserlerin yaratıldığı yeni bir çağı başlatan olayın, bir savaş beyinin Orta Meksika'dan bu topraklara ulaşması olduğuna işaret ediyor. Ama her çıkışın bir inişi var. Ve bizim öykümüzün son bölümü de Klasik Maya uygarlığının çöküşünü hızlandıran –doğal ya da insan kaynaklı– felaketler dizisini gözler önüne seriyor.

YÜKSELİŞ Savaşçı Hükümdar

Yabancı, kurak mevsimin cangıldaki patikaları kurutup, orduların geçmesine izin verecek kadar sertleştirdiği bir dönemde bölgeye ulaştı. Askerleri ile birlikte Maya kenti Waka'ya girdi; tapınakları, pazar yerlerini ve geniş meydanları geçti. Sadece bu güç gösterisinden değil, aynı zamanda çok uzaklardaki bir imparatorluk kentinin gösterişli giysileri, savaşçıların tüylerle bezenmiş başlıkları, mızrakları ve aynalı kalkanlarından da etkilenmiş olan kent sakinleri, şaşkınlıktan ağızları bir karış açık, öylece kalakalmış olmalıydı.
Çok eski dönemlere ait yazıtlar günün tarihini 8 Ocak 378, yabancının adını ise Doğan Ateş olarak veriyor. Doğan Ateş, günümüz Guatemala topraklarındaki Waka'ya, Meksika'nın dağlık bölgelerindeki büyük bir gücün elçisi olarak gitti.
İzleyen onlarca yılda adı, Maya toprakları boyunca dikilen anıtlara kazındı. Ve ondan kalan mirasla Mayalar beş yüzyıl süren bir altın çağ yaşadı…

ÇÖKÜŞ

Ölümcül Rekabet

800 YILINDA BİR GÜN, sakin Maya kenti Cancuén bir kasırgayla altüst oldu. Kral Kan Maax felaketin yaklaştığını biliyor olmalıydı ki, 200 odalı sarayının yollarına alelacele eğreti siperler ördürdü. Ama tamamlamak için yeterli zamanı olmadı.

Saldırganlar kentin eteklerini hızla aştı ve Cancuén'in ritüellerin yapıldığı kalbine akın etti. Saldırının hızı, günümüzde dahi belirgin. Yarım kalmış inşaat alanları, yıkık dökük taş yığınlarıyla dolu. Yarısı yontulmuş anıtlar patikaları doldurmuş. Kap kacak, saray mutfağına saçılmış bir halde...

İstilacılar 31 kişiyi rehin aldı. Rehinelerin kalıntılarıyla birlikte bulunan mücevher ve süsler; kraliyet ailesi üyeleri, olasılıkla Kan Maax'ın uzak akrabaları ya da daha önce fethedilen diğer kentlerden gelmiş soylu misafirler olduklarını gösteriyordu. Rehineler arasında kadın ve çocuklar da vardı; kadınlardan ikisi hamileydi. Rehinelerin tümü sarayda ritüellerin yapıldığı avluya götürülerek bir bir öldürüldü.




Kraliyet Hazinesi
Fotoğraf : Kenneth Garrett, Guatemala Kültür ve Spor Bakanlığı, Guatemala 

Maya sanatının yakın dönemde gün ışığına çıkarılan şaheserlerinden birinde, Cancuén'in son büyük krallarından Taj Chan Ahk, Eylül 795'te gerçekleştirilen bir töreni yönetiyor. Hâlâ araştırılamamış yüzlerce tarihi alanda, bu ve benzeri daha pek çok kanıt keşfedilmeyi bekliyor.

Pakal'in Mirası
Fotoğraf : Simon Norfolk, Conaculta'nın izniyle, INAH (Meksika)




Machu Picchu (Türkçe: Maçu Piççu veya Maçu Piçu), bugüne kadar çok iyi korunarak gelmiş olan bir inka antik şehridir. 7 temmuz 2007 tarihinde,Dünyanın Yeni Yedi Harikasıı'ndan biri olarak seçilmiştir.




And dağlarının
 'nın bir dağının zirvesinde, 2.360 m yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş olup. Peruu'nun Cuscoo şehrine 88 km mesafededir. Şehir, İnka'lı bir hükümran olan Pachacutec Yupanquii tarafında 1450 yılları civarında inşa ettirilmiştir. İspanyol istilacılar 1532 yılında buraları feth ederken sık dağlar arasında kalmış bu şehir, istilacılar tarafından fark edilmemiş ve bu sayede zarar görmemiştir.Machu Picchu 200 den fazla, merdiven sistemiyle birbirne bağlı olan taş yapıdan oluşur.Şehrin 3000 basamağı bugün hala gayet iyi durumdadır.









Kuruluş amacı ve anlamı bugüne kadar gelmiş olan tartışma konusudur. Günümüze gelmeyi başarmış bilimsel kanıt içerikli çok fazla ipucu bulunmamasından, sadece tahminler yapılabilmektedir. Bu yüzden o zamanlardaki adı bilinemeyen şehir, ismini bugün yakınlarda olan bir dağ zirvesinden almıştır. Şehrin tarım alanı olarak kullanılan teraslardan oluşan bölümleri, Eski Zirve (
Quechuaa dilinde: Machu Picchu) denen dağın eteklerindedir. Şehrin sonunda ise Genç Zirve yükselir.


      
    



    kaynaklar:

    wikipedi

   

Güney Meksika'da bir dağ yamacına kurulan Palenque, Maya egemenliğindeki toprakların batı sınırını belirliyor. Buradaki yapıların çoğu, 7. yüzyılda hüküm süren ve Yazıtlar Tapınağı'nda (solda) gömülü olan Pakal tarafından inşa edildi. Tikal'in müttefiki olan kent 800 dolaylarında, Tikal'in düşmanı Calakmul'un müttefiki Toniná tarafından yenilgiye uğratıldıktan sonra gücünü kaybetti. 
 
  Bugün 3 ziyaretçi (11 klik) kişi burdaydı!  
 
Arama.CC - Site Ekle, Link Ekle, Toplist, Url Ekle Eğitim Web Siteleri