bilgi-dŁnyam
  KAPLUMBAĞA
 

 

 
TÜM DÜNYADA NESLİ YOK OLMA TEHLİKESİ İÇERİSİNDE OLAN DENİZKAPLUMBAĞALARININ ÜLKEMİZ KIYILARINDA YAPILAŞMA VE DİĞER BASKILAR YÜZÜNDEN YUMURTALARINI BIRAKMAK İÇİN GELEBİLDİKLERİ KUMSALLARIN SAYISI DA BÜYÜK BİR HIZLA AZALDI.

Yaklaşık 95 milyon yıldan beri yaşadıkları düşünülen denizkaplumbağalarının ataları, dinozorların yaşadığı devirde, deniz ortamına geçen dev kara kaplumbağaları olarak biliniyor. Bugünkülere benzemeyen bu ilk deniz kaplumbağalarının milyonlarca yıl süren değişiminde, ayakları yüzgeç şekline dönüşürken, ağır ve kocaman gövdeleri yassılarak daha hafif ve su yaşamına elverişli bir biçim aldı.

Günümüzde tamamen yok olan dev kara kaplumbağalarının aksine, denizkaplumbağaları yaşamlarını sürdürebilmek için büyük bir mücadele gösteriyor. Dünya üzerinde yedi farklı türü olduğu bilinen bu sevimli hayvanlar, yaşamlarını sürdürmek için genellikle sıcak ve ılıman okyanusları tercih ederken, dişilerin yumurtladıkları devreler dışında, her iki cins bütün hayatını suda geçiriyor.

YURDA DÖNÜŞ


Ilıman kuşak içinde yaşayan denizkaplumbağalarının en ilginç özellikleri, ergenliğe ulaştıktan sonra yumurta bırakmak için doğdukları kumsallara geri dönmeleridir.

Akdeniz'de olduğu gibi Pasifik ve Atlas Okyanusu'nda da sayıları gitgide azalmakta olan bu sevimli hayvanların yumurtlamak için binlerce kilometre yüzerek doğdukları yeri nasıl bulabildikleri, araştırmacılar ve bilim adamları tarafından da halen anlaşılabilmiş değildir. Mesela, Brezilya kıyıları açıklarında yaşayan “Yeşil deniz kaplumbağaları”, 2 bin km. yüzerek Atlantik Okyanusu ortalarındaki Ascension Adası'nda yumurtlar. Kaplumbağaların bu ilginç ve anlaşılması güç göç hareketleri, ''markalama'', yani üzerlerine konan özel işaretler ile izlenebilir.

Su kaplumbağaları, yumurtalarını bırakmak için sahile çıktıklarında, tuzlu gözyaşı döker. Bunun sebebi, denizde yüzerken tuzlu su içen denizkaplumbağalarının gözlerinin kenarındaki bezlerden vücutlarındaki fazla tuzun atılmasını sağlamaktır. Dişi kendisini denizden dışarı zorlukla çeker ve kumsalda gelgit sularının erişemeyeceği kadar ilerler. Yüzgeçleriyle vücuduna göre bir yuva ve arka yüzgeçlerini kürek gibi kullanarak şişe şeklinde bir delik kazar. Sonra bu deliğe pingpong topuna benzer, beyaz ve kaplı görünümü veren yaklaşık yüz adet yumurta bırakır. Kaplumbağa, yumurtlaması bittikten sonra yuvayı kumla örtecek ve arkasında traktör izine benzeyen bir iz bırakarak ağır ağır denize dönecektir. Ne yazık ki anne kaplumbağa yumurtalarını ne kadar çok tehlikenin beklediğinden habersizdir...

YUMURTADAN ÇIKAN YAVRULAR

Kumsala varan güneş ışınları kuma gömülü kaplumbağa yumurtalarını ısıtır. Yumurtalar yuvanın içinde gelişir ve iki ay sonra çatlamaya hazır hale gelirler. Yavrular burunlarının ucundaki sivri kısım ile yumurta kabuklarını delmeye başlarlar. Bu özel sivri kısım yumurtadan çıkınca kaybolur. Yavrular kabukları çatlatarak kırarlar. Hepsinin yumurtadan hemen hemen aynı zamanda çıkmaları gereklidir. Çünkü yuvadan kaçış işlemini elbirliğiyle yapmak zorundadırlar. Yavru kaplumbağalar başlarının üzerindeki kumu kazmaya başlarlar. Kum, boş kabuklarının üstüne düşerek çukurun içinde yükselmelerine olanak sağlayan basamaklar oluşturur. Birkaç gün içinde yuvanın tavanına varırlar. Derken bir gece veya bir sabah erken saatlerde kumsalda koyu renkli küçük kafalar ve yüzgeçler belirir. Beş santimetrelik yavrular sürünerek denize doğru yol alır.

DENİZE DOĞRU YARIŞ

Kaplumbağa yavruları, deniz yönünü denizin pırıltısından hisseder. Suyun üzerindeki parlaklık onları çekerken, yuvadan sel gibi akarak, denize doğru yarışlarına başlarlar. Hayat dolu fakat savunmasız olan bu yavrular kumsal boyunca beceriksizce çabalayıp dururken, anneleri gibi denize ulaşabilmeleri için etrafın tamamen karanlık olması gereklidir. Işık yanan bir ev, otomobil veya sokak lambası, yavruların deniz parıltısı yerine bu ışıklara yönelmesine neden olarak, hepsinin ölümüyle sonuçlanır. Yavruların gece çıkmalarının diğer bir sebebiyse, kızgın güneşten korunmaktır. Gündüz çıktıkları takdirde, güneşin kavurucu sıcaklığı derhal kuruyup ölmelerine neden olur.

Yumurtadan çıkan yavrular, kabukları yumuşak olduğundan kendilerini koruyabilme yetisine sahip değildir. Bu nedenle yengeç orduları veya deniz kuşları gibi birçok doğal düşmana yem olur. Bütün bu olumsuz faktörler, yavrulardan çok azının denize ulaşmasına olanak sağlarken, ancak bir iki yavruya bu yarışta galip olma şansı tanır.

Denizkaplumbağalarının yaşamlarının ilk yılını ise nerede geçirdikleri, tabiatın çok sayıdaki sırlarından biridir. Türkiye'de de yaşayan bir tür olan “yeşil kaplumbağalar”, bir yaşında kıyılardaki sığ sularda beslenmeye başlayana kadar hiç ortalıkta görünmez.

YEŞİL KAPLUMBAĞA (CHELONIA MYDAS)

Kristof Kolomb, Yeni Dünya'yı keşfettiği zaman Karaib Denizi'nde milyonlarca denizkaplumbağası bulunuyordu. Kolomb ve onu onu takip eden diğer kâşifler, özellikle bir tür denizkaplumbağasının etinin lezzetli olduğunun farkına vardılar. Bu kaplumbağa tamamen kahverengi olup, boyu bir metreye, ağırlığı ise 136 kilograma kadar ulaşabiliyor ve kıyıya yakın sığ sularda yetişen deniz otlarıyla besleniyordu. Denizciler bu uysal hayvanı kolayca avlayabiliyor ve taze ete ihtiyaçları olduğu zaman öldürmek üzere gemilerine götürüyorlardı. Bu kaplumbağa, vücudundaki yağın rengi yediği ottan dolayı yeşil olduğundan “yeşil kaplumbağa” diye isimlendirildi. Otla beslenen tek denizkaplumbağası türü olan “Chelonia mydas”, günümüzde nesli tükenme tehdidi altında olsa da hâlâ avlanıldığından, sayıları gün geçtikçe azalıyor.

SİNİ KAPLUMBAĞASI (CARETTA CARETTA)

Sini kaplumbağası yeşilden biraz daha ufaktır. Ağırlığı 135- 180 kilogram arasında değişen bu tür, yengeç ve diğer deniz hayvanlarıyla beslenir. Bu kaplumbağa mercan yuvaları ve kayaların yakınında avlanır. Büyük ve kalın kafası, geniş ve kısa boynuyla kolayca tanınabilir. Kabuğu bir zırh gibi olmakla beraber, başı ve yüzgeçleri korumasız olduğundan, köpekbalıkları ve katil balinaların saldırısına uğrar. İri ve hızlı olduğundan diğer türlere kıyasla doğal düşmanı daha azdır.

ÜLKEMİZ SULARININ VAZGEÇİLMEZ CANLILARI

Dünya üzerinde nesli hızla tükenmekte olan ve bu nedenle çeşitli sivil toplum örgütlerinin ve kuruluşların çalışmalar gerçekleştirdiği denizkaplumbağalarının, ülkemiz sularında sadece iki türü yaygın olarak yuvalar. Bu türlerden biri olan

Caretta carettalar, neredeyse Akdeniz kumsallarında yuva yapan tüm denizkaplumbağalarıyla özdeşleşmiş durumdadır... Bunun nedeni, daha doğudaki Akdeniz kumsallarımıza yuva yapan yeşil denizkaplumbağaları ve henüz yuva yaptığı tespit edilemeyen ancak denizlerimizde dolaştığı bilinen diğer türlerin, carettalar kadar yaygın olmamasıdır.

En çok tanınan Caretta caretta türü, yaklaşık 180 km olan ülkemizdeki yuvalama alanlarına her yaz yaklaşık 2 bin yuva yaparken, Chelonia mydas ortalama 900 yuva yapar. Her dişinin bir sezonda ortalama üç yuva yaptığı düşünülürse, her yaz kumsallarımıza 700 dişi Caretta ve 300 Chelonia ergin dişisi yuva yapmak için geldiği ortaya çıkar. Bu sayılara henüz miktarı hakkında pek bilgi sahibi olmadığımız erkekler ve genç bireyler de eklenirse Türkiye kumsallarının ve bu kumsallara yakın beslenme bölgelerinin, Akdeniz'de bu türlerin devamlılığının sağlanması açısından ne kadar öneme sahip olduğu açıkça anlaşılır.

Türkiye kıyılarında bulunan ve denizkaplumbağaları için önemli 17 yuvalama kumsalı, 1988 yılında yapılan bir çalışmayla belirlendi. Denizkaplumbağalarını inceleyen akademik çalışmaların artmasıyla birlikte, dişilerin her sezon neden aynı kumsala yuva yapmak için geldiği ve deniz kaplumbağalarının kış döneminde nerelerde dolaştıkları gibi bilgiler uydu aracılığıyla araştırılmaya başlandı. Denizkaplumbağalarının neslinin tükenmemesi için bunların yuvalama alanları ve yuvalarının korunması kadar, denizlerimizin de hem kirlilik, hem de yapılan zararlı faaliyetler açısından kontrol edilmesi gerekiyor. Yumurtadan çıkan yavruların ancak yüzde üçünün ergin safhasına ulaşabildiğini kabul edersek, neslin devamının sağlanmasında yaralı ve hasta bireylerin tedavileri de büyük önem taşıyor.

ÇIRALI KUMSALI SAKİNLERİ

Güneyde Olimpos, kuzeydeyse kayalık Karaburun'la sınırlanan Çıralı Kumsalı, denizkaplumbağaları için Akdeniz'de önemli bir üreme alanı... Türkiye Doğal Hayatı Koruma Derneği'nin, 1994 yılından bu yana denizkaplumbağalarına yönelik çeşitli koruma çalışmaları yürüttüğü bölgede yuvalamanın, kumsalın kuzeyinde, ince kumdan oluşan yapılaşmamış bölümünde yoğunlaştığı görüldü. Bununla beraber, Çıralı Kumsalı'ndaki en önemli sorunlardan biri, kumun şifalı olduğu inancı nedeniyle insanların kendilerini kuma gömmekte ısrar ettikleri ve bunun da yuvalara zarar verdiği biliniyor. Caretta caretta'lar doğdukları bu kumsala, denizlerde binlerce mil kat ederek yıllar sonra yeniden dönüyor. Onları, Akdeniz'in bu benzersiz kumsalına çeken sebepse neslini devam ettirme içgüdüsü... Milyonlarca yıldır süren bu durum, bu kumsallar korunabildiği sürece devam edecek. Umarız sürer. Çünkü onlar bu kumsalların en eski yerlileri, sahipleridir.


DENİZKAPLUMBAĞALARI VE DİKKAT EDİLECEKLER
Kıyılarda yapılaşmanın kontrolsüz artışı, kaçak kum alımı, kıyı erozyonu, deniz kirliliği, denizkaplumbağalarının tesadüfi olarak balıkçı ağlarına yakalanmaları bu nadir türlerin geleceğini tehdit altına sokmaktadır. Her yönüyle bir açık hava müzesi olan ülkemizin bütün değerlerinin korunması gerektiği gibi, denizlerimizdeki denizkaplumbağalarının da korunması ve daha ayrıntılı çalışmalar yapılmasına özen gösterilmesi gerekiyor. Bu nedenle denizkaplumbağalarının üreme mevsimi olan Mayıs-Ekim ayları arasında;

1- Kumsalda gece ışıkla dolaşmayın. Dişi denizkaplumbağaları ışık ve sesten rahatsız olduklarında kumsala yumurtlamayarak denize dönerler ve denize bıraktıkları yumurtalar zarar görür
Kumsaldan görünen ışıklarınızı perdeleyin. Çünkü yavru denizkaplumbağaları karadan gelen ışıklara yönelip yollarını kaybederler ve denize ulaşamayarak ölürler.
2- Üreme mevsiminde yüzeye yakın yüzen ve hava almak için yukarı çıkan denizkaplumbağaları sürat teknelerinden kaçamaz ve parçalanarak ölürler. Kumsala motorlu taşıtla girmeyin.
3- Kumsala ve denize çöp atmayın. Bunları en sevdiği yiyecek olan denizanası sanarak yiyen denizkaplumbağaları boğularak ölürler.
4- Denizden 35 metre içeriye kadar: Şemsiye dikmeyin, şezlong koymayın, kumu kazmayın, evcil hayvanlarınızı kumsalda başıboş bırakmayın.
5- Deniz kaplumbağalarına dokunmayın ve beslemeye çalışmayın.
6- Denizkaplumbağaları yavrularını elle tutmayın doğrudan denize atmayın.
7- Kumsala araçla girmeyin.
8- Kıyıdan kum almayın.

ÜLKEMİZDE KAPLUMBAĞA ÜREME ALANLANLARI

Dalyan
Ekincik
Dalaman
Fethiye
Patara
Kale
Kumluca
Tekirova
Belek
Kızılot
Demirtaş
Gazipaşa
Anamur
Göksu Deltası
Kazanlı
Akyatan-Ağyatan
Samandağ


Ordo : Testudinata ( Kaplumbağalar )

Familya : Emydidae

Mauremys caspica ( Gmelin, 1774)
Çizgili Kaplumbağa

Sırt rengi, gri, kahverengi ya da zeytin yeşilidir. Başın ve boynun yanlarında, sarımsı boyuna çizgiler bulunur. Karın bölgesinde koyu renkli benekler bulunur. Üst kabukla alt kabuğun birleştiği bölgeyle boynun alt tarafı genç bireylerde portakal kırmızısı, yaşlılardaysa krem rengi olur. Çiftleşme Nisan ve Mayıs'ta su içinde gerçekleşir. Dişiler kıyılarda açtığı çukurlara 6-12 tane yumurta bırakırlar. Kışı suyun altında geçirirler. Kış uykuları uzun değildir. Genel olarak balık, kurbağa, böcek gibi canlılarla beslenirler.

Sadece 4 örnek görülmüş ve bunlardan 1 tanesi tespit edilmiştir. Örneklere dere kenarında rastlanmıştır. Dört örnekte saptanan kabuk uzunluğu 182.00 mm'dir. (Mauremys caspica rivulata)
 

    Benekli Kaplumbağa

Sırt tarafın kabuğu siyah ya da kahverengi, bunun üzeri sarımsı noktalı ya da küçük çizgilidir. Karın bölgesinin kabuğu siyahtan sarımya kadar değişir. Bacakta, boyunda ve kuyrukta sarı benekleri vardır. Gözbebekleri erkelerde portakal rengi, dişilerdeyse sarı olur. Alacakaranlıkta aktiftirler. Kışı suyun altında geçirirler. (Emys orbicularis helenica)

                   Famiya : Testudinidae

                   Testudo gracea Linnaeus, 1758 
                   Adi Tosbağa

Arka bacaklarda dış tarafta ve kuyruğa yakın kısımlarda sağlı sollu 2 çıkıntı vardır. Kumluk, taşlı kuru biyotoplarda yaşar.

İncelenen 7 örnekte supracaudale plaklar tek parçalıdır. Bu plağın uç kısmı ergin erkeklerde hafif içe doğru büküktür.Sarımsı veya gri olan üst kabukta 5 vertebral, 4 çift costal plak bulunur. Alt kabuk sarı kahverengi ve siyah renklidir. Karapaks boyu ortalaması 205.00 mm'dir. (Testudo racea iberra) (Testudo gracea terrestris)

Caretta caretta Linnaeus, 1758
Deniz Kaplumbağası

Sırt bölgesi genellikle kırmızımsı kahverengidir. Kabuğu oluşturan plakaların üzerinde dağınık sarımsı gri lekeler bulunabilir. Karın bölgesi sarımsı beyaz ya da portakal rengindedir. Yuvalarını, kolay kazılabilen kumsallara, sahil şeridinden 15-20 metre uzakta yaparlar. Yuva yapımı saat 22.00 - 04.00 arasında olur. Çiftleşme, 2-3 yılda bir kez olur ve suda gerçekleşir. Dişiler bir defada spermlerin hepsini kullanmayabilir. Ertesi yıl eğer çiftleşecek erkek bulamazlarsa depo ettikleri spermleri kullanırlar. Bir defada 100 kadar yumurta bırakabilirler.Yumurtalar 2 ayda açılır ve yavrular denizin sesinde ve ayın suya yansımasından yararlanarak denize girerler. Eşeysel olgunluğa ulaşan yavrular (ortalama 12-14, en fazla 30 yıl) üremek için doğdukları kumsalla geri dönerler. Henüz nasıl döndükleri tam bilinmemektedir.
 

 
  Bugün 3 ziyaretçi (86 klik) kişi burdaydı!  
 
Arama.CC - Site Ekle, Link Ekle, Toplist, Url Ekle Eğitim Web Siteleri